Nejat Göyünç’ten Tayyib Gökbilgin'e 24.12.1957 Tarihli Mektup

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Çok Muhterem Hocam,

Yazın ziyaretinize geldiğim zaman size mektup yazacağım vaadinde bulunmuştum. Lakin benim Almanya işi üç ay muallakta kaldığı için ben de bir kararsızlık içerisinde ne yazacağımı şaşırdım, kaldım. Nihayet bir ay kadar evvel bütün işlerimin ikmâli (tamamlanması) ve yola revan olarak (düşenerek) gelmek nasip oldu.

İstanbul’dan geçerken sizi ve Cavit Bey’i (Baysun?) görmek üzere fakülteye uğradığımda sizin Ankara’ya -zannedersem bir imtihan vesilesiyle- gitmiş olduğunuzu öğrenerek görüşmemek bedbahtlığına uğradım.

Siz hocalarımız bize her zaman rehber olup yardımlarınızı esirgemediğiniz için bu defa da sizden bilhassa Türk Medeniyeti Tarihi ile ilgili ne gibi konularla alakadar olmamı tavsiye edersiniz, bu hususu danışmak arzusundaydım.

İstanbul’da iken Cavit Bey’in de fikrini almıştım. Ben yaza ailemi de buraya aldırmayı düşündüğüm için mümkün olduğu kadar arşive ihtiyaç göstermeyen bir konu üzerinde çalışayım, istiyorum. Zira çocuklar burada iken hem onları bırakıp veya birlikte İstanbul’a tekrar gelmek zor olur, hem de burada lisan öğrenme imkânlarım da azalır.

Arşivde yedi sene kadar önce çalışırken, eski Maliye Defterleri tasnifi üzerinde hayli alakamı uyandıran defterler oluyordu. Şu anda hatırıma İran seferleri münasebeti ile Anadolu’da muhtelif kaza voyvodalarına (valilere), sancak beylerine yazılmış erzak veya cephane tedariki zımnındaki (bağlamındaki) yazıları muhtevi (içeren) koca defterler, tamirat defterleri vesaire geliyor. Bilmiyorum bu kabil (tür) vesikalar üzerinde çalışmakla Anadolu’nun bugün hayli geri kalmış doğu bölgelerinin geçmişteki içtimai (sosyal) ve iktisadi (ekonomik) durumu ve onun seyri takip edilebilir mi?..

Benim en büyük arzum bu yolda müsmir (verimli) bir çalışma imkânı olabilirse burada doktora tezimi biraz daha evvelki devrelerde aynı saha etrafında çalışmak sonra da ileride geldikten sonra arşivde orada devam etmektir, tabii vakit buldukça...


Mardin’de üç sene öğretmenlik yapıp oradaki talebelerimi çok sevmemden midir, nedir bilmiyorum, Doğu Anadolu ile ilgili mevzular daha fazla merakımı uyandırıyor.

Allah kısmet ederse önümüzdeki ayın ikisinde buraya üç dört saat mesafede [Bad] Arolsen şehrine gideceğim. Orada Goethe Enstitüsü’nün bir lisan okulu varmış. Orada Nisan sonuna kadar dört ay Almanca kursu göreceğim. Mayıs başlarında da tekrar buraya döneceğim. Mayıs burada yaz sömestrinin başlangıcı olduğu için ben de üniversiteye kayıt olayım da bir yandan hususi Almanca dersi alırken diğer taraftan da, orada dersleri takip sureti ile daha fazla istifade edeyim, diyorum.

Lisan kursuna gittikten sonra tekrar yazar, adresimi de takdim ile kıymetli mütalaalarınızdan (önerilerinizi) faydalanmak imkânını bulurum.

Mektubuma son verirken yeni yılınızı da tebrik eder, ellerinizden öperim. Hanımefendiye de en derin hürmetlerimi arz ederim, efendim.

Nejat Göyünç