KAFESOGLU IBRAHIM'dan 1963.03.24 Tarihli Mektup

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

BAK

j j LA İBRAHİM KAFESOGLU İstanbul, 24.3.1963 le ee.

Tayyipçiğim;

Uzun bir zamandan beri sana yazamadım, çok mütcessirim. Kusurumun affını istirham ederim. Bunun başlıca sebebi, herhangi sıkışık bir zamanda bizim Nejat'ın sana yazmak hususunda cankurtaran simitçi gibi imdadıma yetişmesidir. Benim ricalarımla birlikte buradaki durumlardan onun seni muntazaman haberdar ettiğini sanıyorum. Nejat olmasaydı sana arka arkaya mektup yazacağım tabii idi. herhalde beni bağışlayacağını ümit ederim. Burada fevkalâdelik yok. Hanımefendi ve çocukların iyi. Aybaşlarında maaşlarınızı vermek üzere kendilerini ziyaret ediyorum ve her zaman o asil kibarlık ve nezaketle karşılaşıyorum. Nejat herhalde yazmıştır. Ama ben de tekrar edeyim; 15 Şubat 1963'ten itibaren 2 derece maaş terfi ettik. Fark maaş muamelesi yapılıyor. Daha önce de eski kanun gereğince memurlara hak tanınmış olan “015 zamlar da Mart ayından itibaren verilmeye başlandığından maaşın epeyce yükseldi. Son rakam 2274 lira idi. maaş terfiin dolayısıyla, fakat dahi henüz yapılmamakla beraber Nisanda maaşın daha da yükselecek. Maaş terfiin temini için de, aylarca evvelce kadro maaşının yükseltilmesi hususunda profesörler kurulunda Profesör Fahir İz'e rica suretiyle çalışmış ve ona verilen kadroyu sana devir ettirerek bunu sağlamıştım.

Maaş terfiinin herkes için normal olduğunu kabul edenlerdenim. Fakat herkesten önce bunun, Türk ilim ve irfanını yabancı ülkelerde tanıtmak için çırpınan sen kardeşimin hakkı olduğuna kâniim. Diğer taraftan Büyük Millet Meclisi'ndeki ma“hud kanundan maalesef henüz bir ses çıkmadı. Bildiğin gibi. Bizim Nazım da bu mesele ile yakından alakalı, o da zannıma göre Ankara'ya her gidişinde Behçet ile bunu konuşuyor. Fakat bir netice alınmış değildir. Fundamenta hususundaki gayretlerine çok teşekkür ederim. Mevzuların taksiminden umumiyetle hoşnutluk mevcuttur. Tam olması gerekirken, umumi diyorum, çünkü herhalde tahmin edeceğin gibi Profesör Cavit Bey, bermutat istiğnâ gösteriyor. Ben kendisinden acele red kararı vermeden önce biraz düşünmesini, zira vaktin müsait bulunduğunu bildirdim. Evvelce kabul eder görünür ise de, sonunda yine cayar gibi bir tavır takındı. Şimdilik bu noktanın nasıl halledileceğini bilmiyorum. Belki Paris'ten kendisine yazılarak kat'i kararı sorulabilir.

Diğer taraftan Zeki Velidi”'nin, kendisine bir konunun ayrılmış olmasından memnun olmakla beraber, mevzuların umumiyetle taksim şeklinden şikâyetçi. Bir takım şeyler söyleyip duruyor ve daima kendisinin haklı bulunduğu kanaatinde. O, öyle hissediyorum ki, esasen en başta L. Bazin Olmak üzere redaksiyon heyetinden memnun değil. Süveyş İdaresi'nin kuruluşundan sonundaki Türk Dünyası Tarihinin eserde yer almadığını, böylece bu temel kitabın eksik kalacağını iddia ediyor. Mamafih kendi mevzuunu yazacağını zannediyorum. Yazıların 1964 baharında tamamlanmasını bildiriyorsun. Fakat yazıların genişlik nispeti hakkında hepimiz mütereddit bulunuyoruz. Bunun forma sayısı veya ortalama sayfa adedi olarak bilinmesi iyi olurdu.

Profesör Raşoni?den henüz bir haber yok. Geçen ayın sonlarına doğru kendisinden aldığım bir mektupta vizenin geldiğini, yakında Türkiye'ye hareket edeceğini yazıyor, hatta Ankara'da pansiyon vaziyeti, geçim durumu hakkında bazı şeyler soruyordu. Bunları hemen cevaplandırdım ve İstanbul'da kendisini karşılamak üzere hareket gününü bildirmesini rica ettim. Fakat aradan bir aya yakın zaman geçtiği halde hiçbir haber çıkmadı. Son durum hakkında hiçbir bilgim yok. Bu arada 15-20 gün kadar önce Kaldi geldi. Onunla biraz meşgul oldum. Sonunda Ankara'ya gitti, Başbakanlık*tan müsaade aldığı takdirde İstanbul'a dönerek Arşivde çalışacak. Kaldi de hocamız Raşoni”nin vaziyeti hakkında bir şey söylemedi. Edebiyat Fakültesi'nden Mainz için istediğin kitaplar hakkında daha o günlerdeki yönetim kurulunda karar verilmişti. Fakat bir zühul eseri olarak karar defterine geçirilmemiş. Son toplantıda bu da halledildi. Ve iki gün önce öğrendiğime göre kitaplar postaya verilmiş. Şimdiye kadar, fakültede mevcut münhal profesörlük ve doçentliklere tayin yapılmadı. Bildiğin gibi, 147'lerin ayrı kadrolarıyla dönmeleri dolayısıyla kadro bakımından fakülte hayli zenginleşti. Hâlen 10 profesörlük var. Daha önce yapılan muamelelerde bazı yanlışlıklar, atlamalar olmuş. Bundan dolayı senato tahsisleri geri çevirmişti. Şimdi ise tekrar başlanıyor. Senin Türkiye*ye dönüşüne kadar bunların nihayetleneceğini sanıyorum.

Bütün arkadaşlar iyi, z aman zaman sana selamlarını ulaştırmamı söylüyorlarsa da, ben çok mektup yazamadığım için her zaman bu vazifemi yapamıyorum.

Mektubuma son verirken, daima daha yüksek başarılarını candan diler, hasretle gözlerinden öperim. Burada yapılacak herhangi bir işi hiç tereddütsüz hemen yazmanı tekrar rica eder, Allah'tan sıhhat ve âfiyetler diler, mektubunuzu beklerim.

İbrahim Kafesoğlu


İndirilenler

KAFESOGLU IBRAHIM 1963.03.24 original.pdf

KAFESOGLU IBRAHIM 1963.03.24 tercume.pdf