Fethi Celikbas'tan 1956.00.00 Tarihli Mektup

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Belge No: 44 1956 Fethi Çelikbaş (Demokrat Parti Milletveki)

Pek muhterem Fethi Beyefendi Kardeşim;

Bugünkü gazetelerde “Hürriyet” Partisi teşkili suretiyle teşrii hayatınızda yeni bir çalışma ve mücadele devresine girdiğinizi memnuniyetle okudum. “ispat hakkı” vesilesiyle açtığınız hürriyet bayrağının, hiç yolunu değiştirmeden, inhiraf etmeden ve daha iyi, ferah ve nurlu bir istikbâle kavuşma arzu ve heyecanı içinde vuku bulan seyrini takdir ve sempati ile takip ediyorum.

Son İnkılap Tarihi danışma kurulu toplantısında (galiba Nisan 1955) aramızda geçen bir muhavereyi, üniversitelerden hürriyet, fikir hürriyeti ve siyasi hürriyet ve saire prensipleri uğrunda her türlü tehlikeyi göze alarak mücadeleye başlayacak mücahitlerin çıkması zaruriyeti hakkındaki nokta-i nazarınızı ve benim cevabımı hatırlayarak bu son hareketinizi, fiili kavline tetabuk eden, bir karakter şahsiyetin davranışı olarak da tebcil ve takdir ettim.

Sizi candan tebrik ile yüksek ve ahiri memleket ve millet için mesut neticeler verecek başarılar elde etmenizi temenni ederken bazı düşüncelerimi kaydetmekten kendimi alamayacağım.

Muhterem Fethi Beyefendi sizinle zannederim 1947'den beri tanışır ve ekseriya İnkılap Tarihi toplantılarında bazı samimi hasbihallerde bulunmak imkânını elde ederim. Öteden beri takdirkârınız bulunmakla beraber, çekildiğiniz siyasi partinin birçok yanlış harekât ve icraatına birinci derecede rol oynayan bir nevi memlekette sakim ve kültür ve usulleri icat ve ihyâ etmesinde sizi de, ne yalan söyleyeyim, az çok günahkâr ve suçlu bulmuş, temiz nâsıyenizin bu türlü şaibeler altında kalmasına şahsen üzülmüştüm.

Bu son ulvi hareketiniz, bilmem ki, sizi ne dereceye kadar bu günahlardan kurtarmaya hizmet edebilecektir. Fakat ne olursa olsun, kanaatimce siyasi anlayışımızın berrak bir ufka isalinde cehd ve gayret ve sarf ettiğiniz müddetçe doğru ve salim bir yolda yürüyorsunuz demektir. Kezalik bir senede iktidara gelmenizi de, memleket hayrına olacaksa, şiddetle arzu ederim. Ancak, temenni ettiğim bir şey varsa sabık partinizin de düştüğü hatalara düşmemek, gıll ü gıştan âri, temiz, ana davalar üzerinde bir fikir takip ile ilerlemenizdir. Her şeyden evvel, hürriyet ve müsamaha prensiplerine sadık kalacağını ilan eden partinizin rejimi teminat altına alması ve keyfi hareketlere imkân vermemesini sağlaması lazımdır. Nisbi Temsil Usulü, seçimlerin emniyet altında cereyanı, yeni meclis, Anayasa Mahkemesi, anayasanın daha mütekâmil ve terakki icaplarına uygun bir şekilde tadili, siyasi ve idari nüfuza, nüfuz ticaretine, iktidar partilerinin tahkimine hiçbir suretle meydan verilmemesi, adalet cihazının ve üniversitelerin tam istiklali ve bilhassa her şeyden daha fazla, Türk köylüsünün ve işçisinin refah seviyesinin yükseltilmesi uğrunda her türlü fedakârlığını yapılması, sosyal adaletin, nazari kalarak değil fiilen tecellisi... Ehemmiyetle üzerinde durulacak mevzulardır. Bu sene pek çok Türk köyünü, bir tetkik vesilesiyle birer birer dolaştım. Eskiden tanıdığım ve 25 senedir zaman zaman Ziyaret ettiğim bu tip köylerin -ki mevzubahis olan mıntıka Orta Anadoludur- şu beş senedir, o kadar iddia edildiği halde hiçbir terakki kaydetmediği, birçoklarında maalesef gersellik ve bezginlik müşahede ettiğimi, yapılmak istenen her şeyin ca'li köylü tarafından sahtekârlık maksatlı olduğuna inandığını teessürle gördüm ve kendi kendime “ biz ne zaman adam olacağız, ne vakit köklü ve esaslı iş yapmaya başlayacağız” demekten kendimi alamadım. Partianizm bize ne kadar lazım aziz kardeşim bilir misiniz? Bilhassa şu son senelerde herkesin kendi şahsi menfaatleri uğrunda amme menfaatine ne kadar zarar verdiğini, herkesten fazla feragat sahibi olmaları lazım gelen milletvekillerinin bir kalemde maaşlarını 2800 liraya çıkarmalarını, hükümet mekanizmasında rüşvetlerle nüfuz kullanmalarıyla kısa zamanda milyonlar kazanıldığını gördükten sonra, içtimai adalet prensibine hizmetin ne kadar mukaddes bir şey olduğunu takdir edersiniz elbette.

Muhterem Fethi Beyefendi, memleket meseleleri üzerinde daha konuşacak ne mevzular ne dertler var? Fakat buna ne sizin kıymetli zamanlarınızı harcayacak imkânlarınız, ne de benim teşrih ve teşhire iktidarım bulunmayacaktır.

Sizi fazla meşgul ve rahatsız ettimse, bunu benim samimiyetime ve hüsnü neticeye bağlayınız.

Size hararetli muvaffakiyetli temennilerimi tekrarlarken, kalbi sevgi ve saygılarımın kabulünü rica eder, her halükârda sıhhat ve âfiyetler dilerim muhterem kardeşim efendim.


İndirilenler

1956.00.00 CELIKBAS FETHI original.pdf

1956.00.00 CELIKBAS FETHI tercume.pdf