“Piyale Paşa’nin bir deniz seferi”

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Akdeniz'de Türk hakimiyeti devrinin sayılı şöhretlerinden ve kahramanlarından biri hiç şüphesiz ki Piyale Paşa'dır. Sarayda yetişmiş, kapıcı başlığıyla ilk memuriyete atanmış, Kaptan-ı Derya Sinan Paşa'nın vefatında da sancakbeyi payesiyle bu göreve getirilmişti (1554). İki sene sonra ise Beylerbeylik unvanı da eklenerek Piyale Paşa, uzun bir süre Osmanlı donanmasını birçok başarıya ve zaferlere taşımıştır.

Piyale Paşa'nın 1560'ta Cerbe'yi Turgut Reis ile birlikte fethedip, İspanyol komutan Don Alvaro de Sandi'yi esir alarak İstanbul'a getirmesi büyük bir olaydı. Bu başarısından dolayı vezirlik rütbesi teklif edildiğinde, Kanuni Sultan Süleyman, payenin mevki ve şerefini koruma düşüncesiyle teklifi reddetmiş; ancak diğer yandan Şehzade Selim'in kızı Gevher Han Sultan'ı Piyale Paşa'ya teklif ederek onun liyakatini takdir etmişti.

Bu dönemde yaşamış olan ve hal tercümesine pek rastlanmayan şairlerden Birri Çelebi'nin Cerbe zaferi ile ilgili Piyale Paşa için söylediği şu kıt'a, olayın yankılarını bizlere aktarmaktadır:

“Ben bu gaflette iken güşuma erdi bu nida

Dediler aç gözünü eyle tazarru´la dua

Edip İspanya donanmasını yer yer yağma

Kal´a-i Cerbeyi fethetti Piyale Paşa”


Bu yazımızda özellikle vurgulamak istediğimiz konu, Piyale Paşa'nın Sakız'ın fethinden altı sene sonra gerçekleştirdiği Napoli sahillerine düzenlediği seferdir. Tarihler, genellikle bu seferi, Katip Çelebi'nin eseri gibi, Piyale Paşa'nın o bölgelerde bazı kasaba ve kalelere saldırıp zaferle geri döndüğünden bahsederek detaylı bilgi vermezler.


Ancak elimizde bulunan bir vesika, Piyale Paşa'nın 1566'da gerçekleştirdiği bu sefer sırasında işgal ettiği ve tahrip ettiği şehir ve kalelerin isimlerini, Uluç Ali Reis ile yaptığı mülakatı ve düşmana ait diğer bilgileri içermektedir. Bu belge, Osmanlı Devleti'nin veya bölgenin doğrudan yöneticisi olan birisinin - ki kendini "Asitan-ı saadet aşiyanın doğru bendesiyüz" olarak tanımlamaktadır - gönderdiği mektubun tercümesidir. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa, bu tercümeyi muhtemelen Sigetvar seferi sırasında Padişah'a sunmuştur.


Kaptan-ı Derya Piyale Paşa, Sakız'ı fethettikten sonra 10 Temmuz'da Korfu'ya uğramış, ardından Drac ve Nova (Kastelnuovo) bölgelerine gitmiştir. Bu durumu öğrenen Malta Şövalyeleri Reisi ile Napoli Kral Naibi Don Garcia de Toledo, bazı tedbirler almış olsalar da Türk donanmasının İtalya sahillerine saldırmasını engelleyememişlerdir. Piyale Paşa, Kastel Novo'da iken Uluç Ali Reis bir kadırga ile gelerek Kaptan-ı Derya'ya katılmıştır. Vesikada bu olayın "çıkan ayun" ondördü olarak geçmekte ve bundan 14 Muharrem 974 (1 Ağustos 1566) tarihi kastedilmektedir. Üç gün sonra birlikte Ortona, Francavilla, Santovito, Vasto ve Termini kale ve kasabalarını yağmalamışlardır. Bu bölgelerdeki halk, önceden haberdar edilip boşaltıldığı için muhtemelen çok fazla esir alınmamış olabilir. Bu sırada Pescara direnişe geçmiş, ancak sadece bombardıman ile yetinilmiştir.


Diğer taraftan, Vasto sahillerinde bulunduğu sırada Osmanlı donanmasına bir fırtına sebebiyle bazı zayiatlar verilmişti (4). Ancak, elimizdeki vesika bu konuda detaylı bilgi vermemektedir. Piyale Paşa'nın bu dönemde Dubrovnik'e uğrayarak Babıaliye'ye ait vergiyi tahsil ettiği bilinmektedir. Ayrıca, Cezayir gemilerinin Akdeniz'de dolaştığı ve İspanya Kralı Philippe II tarafından donanmaya gönderilen birkaç erzak gemisinin Osmanlı donanması tarafından ele geçirildiği bilgisi ulaşmıştır. Bu sırada İspanyol donanmasının Messina'da Don Garcia de Toledo komutasında 69 gemi ile beklediği ve Ancona'dan gelecek yirmi gemiye hazırlandığı haberleri de alınmıştır; bu bilgilerin derhal Divan-ı Hümayuna iletilmesi önem arz etmiştir.


Piyale Paşa'nın, ağustos sonlarına doğru tekrar Kastel Novo'ya döndüğü, daha sonra muhtemelen Padişah'ın vefatını öğrenerek ve deniz sezonunun sona erdiğini düşünerek, buralarda fazla kalmadan kasım ayının başında İstanbul'a döndüğü bilinmektedir. Kısa bir süre sonra yeni Padişah ve kayınpederi Selim II tarafından Piyale Paşa'ya vezirlik rütbesi verildiği gözlemlenmiştir.

Topkapı sarayı arşivi E. 5491
F. Braudel, La Mediterranée et le monde méditerranéen Paris 1949. S. 864
Burası, Braudel´in zikrettiği Serra Capriola´ya yakın bir yer mi, yoksa, Piri Reisin
Kitab-ı Bahriyesinde ( İstanbul, 1935, S. 466) Mola kalesi (Mola di Bari) ile Monopoli kalesi
arasında gösterdiği Santavita Polian mı olduğu sarih olarak anlaşılamamaktadır.
Braudel, aynı yer