Kitapları
-
Rumeli’de Yürükler, Tatarlar ve Evlad-ı Fatihan: Prof. Dr. M. Tayyib Gökbilgin bu eserinde, Osmanlı İmparatorluğu gibi oldukça geniş bir sahaya yerleşmiş olup da, ırk, din, dil vs. itibariyle pek çok milleti idaresi altında birleştiren bir devletin Rumeli’ye yerleştirdiği etnik grupları derinlemesine analiz ediyor.
-
Edirne ve Paşa Livası – Vakıflar-Mülkler-Mukataalar: Eserde Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş devirleri olan XV. ve XVI. asırlarda, zamanı için büyük bir ehemmiyet arz eden Edirne havalisi ve Rumeli eyaletinin Paşa livasındaki mülk ve vakıf tesisleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.
-
Milli Mücadele Başlarken: Prof. Dr. M. Tayyib Gökbilgin’in alanında öncü çalışması Milli Mücadele Başlarken, hem o günlere şahitlik etmesi hem de yazarının yaklaşımları itibariyle dönemi anlatan en iyi kaynaklar arasında gösterilmiştir.
-
Tarih Enstitüsü Dergisi - Hatıra: **KISA BİR BİLGİ BULUNUP EKLENECEK**
-
Osmanlı Paleografya ve Diplomatik İlmi: Osmanlı medeniyeti tarihi genel Türk medeniyeti tarihi çerçevesinde düşünülebilir ve onun bir uzantısı sayılabilir. Bir ulusun medeniyet tarihi ise o milletin zaman ve mekan içerisindeki her çeşit faaliyetlerini kapsar, insanlık tarihine şu veya bu türlü katkısını vurgular.
-
Kanuni Sultan Süleyman: 1961’de İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü bünyesinde açılan Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi Kürsüsü’nün kurucusu olup birçok önemli araştırmaya, esere imza atmış olan Prof. Tayyib Gökbilgin’in bu kitabı, Kanuni Sultan Süleyman’ı ve dönemini olaylarıyla, insanlarıyla ve toplumuyla çok özgün bir biçimde aktarıyor.
-
Osmanlı - Macar İlişkileri: Osmanlı-Macar ilişkileri üzerine Türkiye’de önde gelen tarihçilerden olan Prof. M. Tayyib Gökbilgin’in bu çalışması bu ortak tarihin gelişiminin izlerini sürüyor. Gökbilgin’in on üç çalışmasını bir araya getiren bu kitap, Macaristan’daki Türk hâkimiyeti devrine dair bazı notlarla başlıyor.
-
Sultan II. Murad: Osmanlı müesseseleri, teşkilatı ve medeniyeti tarihi, genel Türk tarihinin bir bölümünü, Osmanlı-Türk tarihinin de esasını ve özünü meydana getiren bir niteliktedir. On beş sene kadar önce, Fakültemiz tarih dalında böyle bir önemli konu üzerinde araştırma ve tedris faaliyeti gösterecek ayrı bir kürsü kurulduktan sonra