Nejat Göyünç’ten Tayyib Gökbilgin'e 21.8.1958 Tarihli Mektup
Çok Muhterem ve Sevgili Hocam,
8 Ağustos tarihli mektubunuzu birkaç gün evvel almıştım. Bir müddet evvel de göndermiş olduğunuz gazetelerle bir adet Akis Mecmuasını... Cümlesine pek çok teşekkürler ederim sağ olun!...
Kışın bahsetmiş olduğunuz İtalya seyahatinizin de tahakkuk edişi (gerçekleşmesi) beni ziyadesiyle sevindirdi. Muhakkak ki neticesi Türk Tarihinin birçok noktalarının aydınlanması bakımından çok faydalı olacaktır.
Ben İstanbul’dan buraya Kasım 1957 sonlarında gelirken trende İstanbullu bir Rum ile tanışmıştım. Muhtemelen altmış ile yetmiş yaşları arasında Türklüğü benimsemiş bir adamdı. Venedik’te oturuyormuş, lakin Türk pasaportu ile seyahat ediyordu. Kendisi Türkiye’den balık ihraç ediyormuş. İsmi Kozma Balıkçı idi. Orada telefon rehberinde adresi varmış. Size belki yardımı olabilir. Bana Papa Eftim’in bazı fikirlerinden bahsetmişti, Anadolu’daki bir kısım Hıristiyanların aslen Türk olduklarından...
Ben de kış sömestrine hazırlanıyorum. Profesör Heinz Arapça ve Farsçaya başlamamı tavsiye etti. Onun üzerine Schramm da, ben de kabul ettim. Yaz tatili için de Schramm’dan bir vazife istemiştim. Önce benim fikrimi sordu. Ben de mesela Alman seyyahlarının Türkiye’ye ait vermiş oldukları malumatı toplayayım, dedim. Memnun oldu. Ben daha evvel kütüphanede on altıncı asra ait bir seyahatname okuyorum. Oradaki malumat çok hoşuma gitti. [Hans Deruschuramm Tagebich einer Reise mach Konstantinopel und Klein asien.] Şimdi de on dokuzuncu asır seyyahlarından başlamamı, öyle yavaş yavaş geriye doğru gitmemi söyledi, Profesör. Hakikaten isabetli oldu. Zira geriye doğru gidildikçe kelimelerin yazılışı değişiyor. Bu defa Prokesch-Osten, Erinmerungen aus Egypten und Kleinasien’i okuyorum, not almak suretiyle...
Talebeliğimde Beşiktaş’a çalışırken birçok seyahatname tanımıştım. Lakin onlar Fransızca idi. şimdi merak sardı. Teker teker hepsini okuyacağım. Tabii evvela Almanca olanlarını. Heinz bana buradaki kütüphanede bulacağım seyahatnameleri her yerde kolay kolay bulamayacağımı, burada tam bir koleksiyonu olduğunu, zira buradaki eski ailelerin gelenek halinde seyahatname topladıklarını, sonra da onların şehir kitaplığına devredildiğini söylemişti.
Okuduklarım biraz çoğalsın da bu seyahatnamelerin hangilerinin İstanbul’da bulunabileceğini liste halinde size yazar, sorarım, dönüşünüzde...
Burada eski kitap satan bir iki kitapçı var. Onlar da Hans Deruschuramm’ın kitabını aradım. 1922’de Babinger tarafından neşredilmiş. Lakin bulamadım. Bana Berlin’de bir kitapçı adresi verdiler. 27 Ağustosta gideceğim, o zaman ararım diyorum.
Dr. Dahinten’den İstanbul’dan bir kart almıştım, onda sizin Ankara’da olduğunuzdan, görüşemedikleri için üzüldüklerinden bahsediyorlardı. Sonradan bir daha ses seda çıkmadı. Lakin onlar gelecek yaza tekrar İstanbul’a gelirlerse sizi yine ararlar. Zira İstanbul çok hoşlarına gitmiş...
Biz de bu aybaşında şehir içerisinde iki odalı kaloriferli bir küçük daireye taşındık. Hanım ve çocuklar da Kurban Bayramından beri buradalar.
Almanya’ya geleceğinizden de bahsediyorsunuz. Lakin Mainz buraya hayli uzak. Bununla beraber Allah görüşmeyi nasip etsin diyeyim.
Mektubuma son verirken cümleten ellerinizden öper, iyi günler dileriz. Bilvesile Profesör V. Branca’ya da hürmetler. Tekrar ellerinizden öperim, efendim…
Not:
Pul koleksiyonu yapıyor musunuz, bilmiyorum. Mektuplarıma daima yeni çıkan pullardan yapıştırmaya gayret ederim.
Nejat Göyünç
Yeni Adres:
(20 b) Göttingen
Wacholdevweg 16