Nejat Göyünç’ten Tayyib Gökbilgin'e 21.02.1969 Tarihli Mektup

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
(21.02.1969 sayfasından yönlendirildi)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Çok Muhterem ve Sevgili Hocam,

Dün 16 Şubat tarihli mektubunuzu aldım. Hem hakkımda gösterdiğiniz büyük ve daimi teveccühe, hem de pullara çok teşekkürler ederim. Bu sabah hemen Hayri Bey’i bulup sizin orada iken yapacağınız seyahatler ile ilgili hususları öğrendim. Seyahat biletlerini muhafaza etmeniz, ayrıca vereceğiniz hamaliyeleri (angaryaları) de not etmeniz gerekiyormuş, gelince bunlara göre muhasebe size ödemede bulunacakmış.

Hanımefendiyi burada herkes soruyor, birkaç defa Cemal Bey sizi ve hanımefendiyi sordu. Bu sabah Muammer’i gördüm. Onu çoktan beri göremiyordum, imtihanları varmış, gelmiş. Tesadüfen alt koridorda karşılaştık. Sizi ve hanımefendiyi sordu. Öğleden sonra gelip adresinizi alacak. Onun, Salih Tuğ Bey’in, bizim Bekir (Kütükoğlu), Cengiz (Orhonlu) ve Sevim (Tekeli ?) Hanımların pek çok selam ve hürmetleri var.

İstanbul’da bir iki defa kar yağmıştı. Ben kardan korkmuyorum; Fakat bizim yokuş buz tutuyor, ondan ürküyorum. Çok şükür her defasında da bir veya iki günden fazla yerde kalmadı. Şimdi de bir haftadır bahardan bir hafta yaşıyoruz. Hava güzel olunca insanın şevk ve gayreti de artıyor.

Geçen Pazar günü burada büyük hadiseler olmuştu. Mehmet size anlatmıştır. Çok şükür şimdilik sessizlik var. Her Allah’ın günü nümayiş (eylem) insanı usandırıyor. Böyle olacak ise demokrasi falan istemez diyoruz, içimizden.

Bu hafta bizim sonbaharda imtihanı terk eden yardımcı talebenin imtihanı vardı, tek başına girdi. Ona beş sual sordum: 1-Taşköprülü-zâde, 2-Rum Beylerbeyiliği, 3-Koçi Bey Risalesi, 4-Devşirme Sistemi, 5-Fatih Kanunnameleri. Bunlardan birincisi hariç diğerlerine güzel cevaplar vermişti. Bugün sabah saat dokuzda da içeri alıp sözlü imtihanını yaptım. İyi numara verdim.

Mart ayı parasını, şayet sizden Paris adresi gelmezse Özalp Bey’in adresine göndereceğim. Mektup yazarken Burhan geldi, 16. asra ait mühimmelerde120 Samsun’a ait hükümleri toplatmıştım. Şimdi Ruuslara baktırıyorum, bayram için Çarşamba’ya gidiyormuş, hem Allahaısmarladık dedi, hem de sizin ellerinizi öptüğünü söyledi.

O gitmeden az evvel de Selmin Hanım aradı. Sizi sordu ve hürmetlerini söyledi.

Şubat ayı hemen hemen bitti demektir. Mayıs’ı boylarsak tatil de gelir. İnsan rahat çalışabilir. Mektubu yazarken tekrar inkitâa (kesintiye) uğradı, bu arada Münir Bey (Aktepe) size ve hanımefendiye hürmetlerini yazmamı bilhassa rica etti.

Mektubuma bu kadarla son vereyim. Annem iyi, Çarşamba günü akşamüzeri ziyaret etmiştim. Teyzeme çoktan gidemedim. Telefon ile görüştük. Bayramda görüşürüz, gönlünü alırız. Çocuklar iyiler, hanım da iyi. Bugün kabul günü idi. Akşam da komşular gelirler, bir şeyler anlatmak lazım. Onlar tatil olduğu zaman başka mesleklerde olduğu gibi boş kalıyoruz zannediyorlar. Bir de bize sormalı, asıl tatilde çalışabilecek zaman buluyoruz.

Son verirken en derin hürmetlerimle sizin ve hanımefendinin ellerinizden, Mehmet’in gözlerinden öperim. Umay’a da pek çok selam ve sevgiler. Paris’e iyi yolculuklar dilerim. Londra’da da iyi de bir bayram geçirmenizi temenni ederim efendim.

Teknik okulda Bedii pek de hürmetler etti. Sağ olsun! Çocuklar ve Ayten de ellerinizden öperler, hoşça kalın!...

Bizim Somer’e de pek çok selam ve sevgiler.

Nejat Göyünç