İsmail Gaspirali (1851-1914)

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
13.16, 8 Ocak 2024 tarihinde Gokbilgin (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 67 numaralı sürüm ("İsmail Gaspralı'nın ölümünün 38. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen anma töreni, onun büyük Türk mütefekkir, muallim, muharir ve rehber olarak Türk milletine sunduğu hizmetleri hatırlatmış ve onun yüksek idealleri ile günümüzdeki zorlukları düşünmeye sevk etmiştir. İsmail Gaspralı, Kırım Türklüğü'nün önde gelen isimlerinden biri olarak, Rusya'da yaşayan Türklerin durumunu ve zorluklarını göz önünde bulund..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

İsmail Gaspralı'nın ölümünün 38. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen anma töreni, onun büyük Türk mütefekkir, muallim, muharir ve rehber olarak Türk milletine sunduğu hizmetleri hatırlatmış ve onun yüksek idealleri ile günümüzdeki zorlukları düşünmeye sevk etmiştir. İsmail Gaspralı, Kırım Türklüğü'nün önde gelen isimlerinden biri olarak, Rusya'da yaşayan Türklerin durumunu ve zorluklarını göz önünde bulundurarak, milli bir şuura sahip olmuş ve Türklük idealini benimsemiştir.


Gaspralı, milli terbiyesini Rus bir aileden almış olmasına rağmen, ailenin milliyetçi ve panslavist bir görüşe sahip olması, onun Türklük hissini güçlendirmiştir. Rusya'da çeşitli yerlerde yaşayan Türklerin durumu o dönemde zorlu, geri kalmış ve umutsuz bir haldedir. İsmail Gaspralı'nın bu zorluklara karşı Türklük şuurunu oluşturarak, bir Türk olarak hizmet etme arzusu, onu Türk milletinin hizmetinde olgun ve mütekamil bir Türkçü olarak vazife almaya yöneltmiştir.


Gazeteci, muharir, muallim ve terbiyeci olarak uzun yıllar çalışan Gaspralı, özellikle "Tercüman" adlı gazetesinde 30 yıl boyunca yaptığı yayınlarla Türklük alemine ışık tutmuştur. Kendi çevresinde bir reformist olan Gaspralı, etkisi kısa sürede Kırım'ı aşarak bütün Türk dünyasında tanınmış bir mütefekkir haline gelmiştir. Fikirleri ilgiyle okunmuş, yazıları hararetle takip edilmiş ve idealleri birçok yerde tatbik edilmiştir.


İsmail Gaspralı'nın düşündüğü gibi, Türk milletleri ilim, marifet, servet ve medeniyet açısından diğer milletlere göre geride kalmıştır. Gaspralı, Türklerin bu gerilikten kurtulması, eğitim alması, ekonomik güçlenmesi ve milli bir edebiyat oluşturarak dünya sahnesinde daha etkin bir rol oynaması gerektiğini savunmuştur. Bu hedeflere ulaşmak adına Gaspralı ömrünün sonuna kadar gece gündüz çalışmış ve bu konuda belirli bir başarıya ulaşmıştır.


Ancak, Gaspralı'nın hayatının son dönemlerinde dünya olaylarının Türklük aleyhine gelişmesi, onun parola yaptığı "dilde fikirde işte birlik" idealinin tam anlamıyla gerçekleşmesini engellemiştir. Bugün, bu ideal sadece tatlı bir hatıra olarak kalmış, ancak Gaspralı'nın mücadelesi ve idealleri Türklük aleminde unutulmamıştır. Bu bağlamda, Gaspralı'nın idealini kavramak, onu yaşatarak ve yaşayarak, parolasını gerçekleştirmeye çalışmak Türk milletinin üzerine düşen bir vazife olarak önemli bir yer tutmaktadır.


Türk milletinin mümtaz düşünürlerinden İsmail Gaspralı'nın anma töreninde, Profesör Sadri Maksudi Arsal'ın ifadesine göre, Gaspralı Türklüğün şerefli ve büyük tarihini oluşturarak, Türk istikbaline bir temel hazırlama amacı gütmüştür. Bu hedefe şuurla ve imanla hazırlanmak, Türk cemiyeti için bir vazife olarak görülmelidir.


Gaspralı'nın önderliğinde öne çıkan tedris metodu, Türk lehçeleri arasında müşterek bir edebi dil yaratma tasavvuru ve Türk kadınlarının sosyal ve medeni seviyesini yükseltme planı gibi alanlarda ortaya koyduğu çabalar, Türk milletinin entelektüel seviyesini yükseltme amacını temsil etmektedir. Bu sebeple, Türk milletinin, Gaspralı'nın ülkü ve ideallerini benimsemesi, onun misyonuna uygun bir şekilde hareket etmesi, onun hamlelerine bu ülkü ve ideal temelinde destek olması önemlidir.


Bu törende yapılan vurgular ve muhalefetin ortaya koyduğu sualler, Türk entelektüellerini düşünmeye ve çözüm aramaya sevk etmektedir. Türk milletinin ana vatanının bir gün bu misyonu başarmak mevkiinde olması durumunda, bu başarı için şuurlu, teşkilatlı ve feragatkar bir kadronun hazır olması gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Türk düşünce dünyası, Gaspralı'nın mirasını yaşatarak ve geliştirerek, gelecekteki bu misyonu yerine getirebilmek için hazırlıklı olmalıdır.