İbrahim Han
ÎBRÂHİM HAN. İBRAHİM HAN ( = Ağa, Bey, Paşa ; 1565—1622?)
Selim II'nin kızı Esmâhan Sultan (ö. 1585), vezir-i azam Sokullu Mehmed Paşa'nın oğlu ve İbrahim Han-zâde ailesinin ceddidir. Rivayete göre doğduğu sırada ebeveynleri tarafından gizlenmiş, daha sonra Selim II'nin saltanatı sırasında ortaya çıkarılmış ve dedesi tarafından İbrahim Han olarak adlandırılmıştır (bkz. Hadi kat al-cavâmi', II, 38). Murad III saltanatı sırasında saray hizmetlerine alındığı ve Eylül 1594 (evvâil-i muharrem 1003) tarihinde Yemişçi Hasan Ağa yeniçeri ağası iken, kapıcıbaşılık vazifesini, seferde bulunan sadrazam Koca Sinan Paşa'nın tavsiyesi üzerine "merhûm Mehmed Paşa oğlu İbrahim Bey"e verildiği kaydedilmiştir (bkz. Selânikî Mustafa, Tarih, yazma bölüm, Üniversite kütüphanesi, TY. nr. 2608, vr. 196). Bir sonraki sene (21 şevval 1004 = 18 Haziran 1596) mükemmel kapıcı başı olarak sefere hazırlanan "Kapıcı başı merhum Mehmed Paşa-zade Sultan oğlu İbrahim Ağa"nın birden bire bu görevden azledildiği belirtilmektedir (Selânikî, aynı eser, vr. 310); ancak kısa bir süre sonra kapıcılar kâtibi olarak, aynı zamanda matbah-i âmire mühimmatını görmek üzere, şehremini oldu. Hatta 13 Rebiülevvel 1005 (4 Teşrin II. 1596) tarihinde Şah Abbas'ın elçisinin İstanbul'a geldiği ve "Emin iskelesine" çıktığı zaman, kapıcılar kâtibi sıfatıyla elçinin koltuğuna girip onu karşıladığı belirtilmektedir. Bu yılın sonlarına doğru tekrar kapıcı başı olarak görev yaptığı, daha fazla nüfuz kazandığı ve serdar Satırcı Mehmed Paşa'nın sefere çıktığı dönemde (Evâsit-i Zilkade 1005 = 30 Haziran 1597), padişahın ve sadrazam İbrahim Paşa'nın hiç kimsenin korunmaması yönündeki emirlerine uyarak beylerbeyileri, ümerâ ve sipah vezirlerini takip ettiği görülmektedir (bkz. Selânikî, aynı eser, Üniversite kütüphanesi, TY. nr. 2608, vr. 315, 324; TY. nr. 6027, vr. 253, 277 ve sür.).
Bir ara tersane eminliğine tayin edildiği, 1010 (1601/1602) yılında Tokat'ta, Kara-Yazıcı'nın kardeşi Deli Hasan isyanını bastırmak üzere görevlendirildiği ve bu görev sırasında ağabeyi Sokullu-zâde Hasan Paşa'nın yanına, yine kapıcı başı olarak, gönderildiği kaydedilmektedir (bkz. Naimâ, I, 284). 1013 yılının sonlarında (Şubat, Mart, Nisan 1605) Macaristan seferleri sırasında baş kapıcı başı oldu (bkz. Topçular kâtibi Abdülkadir Efendi, Tarih, Süleymâniye kütüphanesi içinde Es'ad Efendi kütüphanesi, nr. 2151, vr. 108 vd.). Bu dönemde validesi tarafından Filibe kadılığına atanmasını istememesi (26 Muharrem 1014 = 13 Haziran 1605; bkz. Müh. defteri, nr. 77, s. 92, sıra nr. 300) ve Esmâhan Sultan'ın Mangalia iskelesindeki caminin tamirine izin istemesi (Ali Emîrî tasnifi, Ahmed I. devri, nr. 16) bu dönemde İstanbul'un yönetiminde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Ancak bu dönemde Belgrad muhafazasında Üsküp sancak beyi olarak bulunan ve kendisine çeşitli emirler gönderilen kapıcı başı İbrahim Ağa'nın Esmâhan Sultan'ın oğlu olup olmadığı hala belirsizdir (bu emirler için bkz. Müh. defteri, nr. 77, s. 62, 144, 118, 164, 167). İbrahim Han, 10 Muharrem 1019 (4 Nisan 1610) tarihinde Bosna beylerbeyi olarak görülmektedir ki, bu, birinci Bosna beylerbeyliği veziri Mustafa Paşa'dan (16 Rebiyülahir 1018 tarihli bir emir için bkz. Müh. defteri, nr. 78) sonra gerçekleşmiştir (bkz. Müh. defteri, nr. 79, s. 48; Safvet Bey Başagiç, Kratka uputa u proslast Bosne i Hercegovine, Saraybosna, 1900, s. 58, 64). Avusturya ile barış yapıldıktan sonra Pojga sancağı, eskiden bağlı olduğu Bosna'dan ayrılarak yeni kurulan Kanije eyaletine bağlanmış, ancak bu kale neferlerinin maaşları Bosna hazinesinde kalmış ve bu neferlerin zapt ve raptında ve serhad muhafazasında zorluklar yaşanmış, bu yüzden İbrahim Paşa'nın Pojga'nın tekrar Bosna'ya ilhakını ve bu konuda Pojga sancak beyine bir emir gönderilmesini sağladığı görülmektedir. İbrahim Paşa'nın Bosna'daki ilk görev süresi ne kadar sürdüğü bilinmemekle birlikte, Piyasa kadısına gönderilen (Cemaziyelevvel'in sonu 1024 = 27 Haziran 1615) ve Sokullu Mehmed Paşa evkafından Piyasa iskelesinin tamirine dair bir emirde "Sâbıkâ Bosna beylerbeyisi olan amir al-umara al-kirâm İbrahim dâme ikbâluhu" olarak bahsedilmesi (bkz. Müh. defteri, nr. 81, s. 126), bu görevin birkaç yıl sürdüğünü göstermektedir. İbrahim Paşa, bundan sonra kısa bir süre Rumeli beylerbeyi olarak, 28 Ramazan 1027 (18 Eylül 1618) tarihinde de Hersek sancağına mutasarrıf olarak atanmış olmalıdır (bkz. Müh. defteri, nr. 82, s. 19, 23). Ancak 1028 (1619) yılında ikinci kez Bosna beylerbeyi olarak atanmış ve Eylül 1619'da gerçekleşen harekâtta serdarlık yapmıştır. Bu seferde Osijek'te topladığı kuvvetlerle Budin eyaletinden ve Peşte yakasından geçerek Uyvar kalesi önüne gelmiş, burada Erdel beyi Bethlen Gabor'un kuvvetleriyle birleşerek Avusturya içlerine doğru akın yapmış ve Ekim ayına girerken birçok ganimetle geri dönmüştür (Topçular kâtibi Abdülkadir Efendi, Tarih, vr. 198 vd.; Szekfü Gyula, Bethlen Gabor, Budapeşte, 1929, s. 236). Bu dönemde aynı zamanda Boğdan olaylarına da katıldığı düşünülebilir (Safvet Başagiç, s. 61). 1031 (1621/1622) yılında Bosna beylerbeyliğinden ayrılmış ve kısa bir süre sonra İstanbul'da vefat ederek babasının Eyüp'teki türbesine defnedilmiştir (bkz. Hadikat al-cavâmi', gösterilen yer; Sicrül-i osmânî, I, 99). Oğlu Mehmed Bey (ö. Muharrem 1077 = Temmuz 1666) defter eminliğinde görev yapmıştır.
Râziye Hâtûn ve Muhsine Hâtûn ( Gyula sancak beyi Ali Bey zevcesi ) adlı hemşireleri ile Mahmud Bey ismindeki kardeşinin ( 15 ramazan 989 = 13 teşrin 1. 1581 tarihli bir hüküm için bk. Müh. deft., nr. 46, s. 88 ) ana bir kardeşleri olmadığı muhakkak gibi ise de, Eyûb 'da Sokullu türbesi ittisâlindeki kabristanda medfûn olup, Sokullu Mehmed Paşa ile Esmâhan Sultan 'in Macaristan 'da vefat eden hafîdeleri Hatice İnayet i!e, hafîdleri Mehmed Reşad 'm, İbrahim Han ( Paşa ) 'in çocukları olup-olmadığı bilinmemektedir. Keza, ceddi olarak gösterdiği Sokullu Mehmed Paşa 'nın, oğlu Kurd Kasım Paşa ( ölm. 979 = 1571/1572 ) ruhu için Hafsa kasabasında inşa eylediği cami v. b. evkafı ( vakfiyesi için bk. Millet kütüp., Ali Emîrî kitapları, nr. 933 ) hakkında bir müracaatı görülen ve İbrahim Han - zade Mustafa imzasını atan kimsenin de (krş. Fe-kete tasnifi, nr. 570) diğer bir çocuğu olması muhtemeldir. Torunu Ali Bey ise, yaşadığı devirde (ölm. 1127= '715), tarihlerin de kendisinden bahsettiği (krş. Râşid, Tarih, II, 361 ), ehemmiyetli bir şahsiyet olmuştur, ibrahim Han-zâde Ali Bey imzalı ve 20 kânun II. 1689 (28 rebiyülevvel İÎOO1 tarihli bir arîza-smda, ceddinin îs!anbu], Edirne, Havsa, Ber-gos, Belgrad, Sigetvar, Tamşvar, Vişgrad, So-kol, Beçgerek, Şam. Haleb, Piyas. Bor, Niğde v.b. 'da buls nan evkafından, bunların mürtezika ve ehl-i cihâtınm birer aylık vazifelerinin cülus münâsebeti ile kat'edilmesinden bahsetmekte, Sigetvar, Tamşvar, Belgrad 'da o sırada ne evkafı, ne de ehl-i cihâtı kalmadığından istenilen meblâğın affını rica eylemekte idi ( krş. İbnülemin tasnif1, Evkaf, nr. 2665 ). Kantemir 'in şahsen tanıdığı İbrahim Bey île, van Driscfa 'in, bu aileden kendi zamanında mevcudiyetini haber verdiği, fakat ismini bildirmediği 19 yaşındaki genç de, her hâlde, bir çok imtiyazlarından, itibâr ve zenginliklerinden, vakıflarından bahsettikleri İbrahim Han-zâde ailesinin, XVIII. asır başlarında yaşayan azaları idiler (krş. Kantemir, Osm. Gesch.} s. 107; 896 İBRAHİM HAN — İBRAHİM MÜTEFERRİKA. van den Drisch, Historische Nachricht..., s. 137). İbrahim Han-zade ailesini Murad II.'in ve-zîr-i âzâmı Çandarlı İbrahim Paşa, hattâ Kanunî 'nin sadrâzamı İbrahim Paşa'nın ahfadı gibi göstermek sureti ile bir kısım garp tarihçi ve müellifleri hatâya düştükleri gibi, XVIII. asrın sonlarına doğru, Osmanlı hanedanı söndüğü takdirde, İbrahim Han-zâdelerin tahta davet olunacakları hakkında mübâlegalı bir rivayetten de bahsederler (krş. Hammer, Gesch. d. Osm. Reich., IX, 563; de la Mot-ray, Voyages, I, 261, 326; Kantemir, göst. yer.,; von den. Drisch, göst. yer.; Lüdecke, Beschr. d. Türk. Reiches, I, 292; II, 63 ). İbrahim Hanzâdeler Eyûb kasabasında ikamet etmekte ve yakın zamanlara kadar Sokullu Mehmed Paşa ve Esmâhan Sultan evkafının mütevellisi bulunmakta idiler.
B i b l i y o g r a f y a : metinde zikredilenlerden başka bk. Müh. deft., nr. 28, tarih 984, s. 151, 166; Fekete tasnifi, nr. 473; İbnülemin tasnifi, evkaf, nr. 280, tarih 1012; nr. 293, tarih 1082; nr. 1821, tarih 1035; Cevdet tasnifi, evkaf, nr. 852, tarih 1177; Cevdet, Tarih, VI, 198; Barojji-Berchet, Relagione, s. 181; Knolles, Rycaut, The Turkish History, s. 263; White, Three years in Constantinople, II, 307 ( M. TAYYİB GÖKBJLGİN.)