ORAL ZEKI'dan 1953.12.11 Tarihli Mektup

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
08.25, 17 Haziran 2024 tarihinde Jasmine (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 2768 numaralı sürüm ("M. Zeki Oral 11.12.1953 Pek Muhterem Efendim, 30.11.1953 tarihli mektubunuzu raporla birlikte aldım. Mektuba ve rapora ayrı ayrı ve tekrar tekrar teşekkürler ederim. Sizden ayrıldıktan sonra Tokat merkezinde çok kalamadım. Kardeşim Yusuf ile beraber seyahatimize devam edecektik, fakat çocuğunun Erbaa Ortaokulu'nda ikmal imtihanı vardı. Onu verdikten sonra Tokat'tan ayrılmamız zaruri idi. Bu itibarla Erbaa tarafına yola çıktık. Cinc..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

M. Zeki Oral

11.12.1953

Pek Muhterem Efendim,

30.11.1953 tarihli mektubunuzu raporla birlikte aldım. Mektuba ve rapora ayrı ayrı ve tekrar tekrar teşekkürler ederim. Sizden ayrıldıktan sonra Tokat merkezinde çok kalamadım. Kardeşim Yusuf ile beraber seyahatimize devam edecektik, fakat çocuğunun Erbaa Ortaokulu'nda ikmal imtihanı vardı. Onu verdikten sonra Tokat'tan ayrılmamız zaruri idi. Bu itibarla Erbaa tarafına yola çıktık. Cincife'ye geldik. Orada Yusuf'un tanıdığı bir Süleyman Bey varmış onda iki üç saat misafir kaldık. Cincife'deki çeşme kitabesini türbe ve mezar taşlarını gördük. Kopya ettik, krokisini yaptık, resimlerini aldık. Oradan Niksar'a geçtik. Niksar'da bir gün ve alelacele ketâbelerini gezdim. Şimdiye kadar görülmemiş ve neşredilmemiş mühim mezar taşları ve kitabe gördüm. Bir gün Niksar için kâfi gelmedi. İnşallah tekrar gitmek lazım. Ahmet Nahcivani'nin Niksar'da zaviye kitabesini bulunca mevzu ayrıca önem kazandı. Onun vakıfları ile birlikte bir zaviyesinin de Erbaa'nın Fidi köyünde olduğunu biliyordum. Niksar'dan Erbaa'ya oradan Fidi köyüne gittim. Sonra Sonisa kitabelerini görmek için Sonisa”ya uğradım. Bu iki yerde bir hayli istifadeli işler görebildim. Sonisa'dan Havza yoluyla Gümüş'e gittim. Gümüş'te Osmanlı devrine ait Hacı Paşa Medresesi, Rüstem Paşa Camii, Eretna Bey zamanında yapılmış çeşme zikre şâyân eserlerdir. Gümüş'ten tekrar Havza yoluyla Vezirköprü'ye geldik. Vezirköprü'de Mehmet Paşa'ya ait bir çeşme kitabesi ile ailesine ait ikinci bir çeşme kitabesi kopye ettim. İkinci çeşme yıkılmış, kitabesi belediye mahzeninde muhafaza edilmektedir.

Sizi sordum. Belediye reisi, muhasibi adem-i malumat beyan ettiler. Bunun üzerine Vezirköprü”'den sarf-ı nazar ettiğinize kani oldum.

Vezirköprü'den Boyabat'a giderken Anadolu Beylikleri Tarihi için fevkalade önemli bir sülaleye ait türbe ve kitabesini buldum. Bu sülale hakkında yalnız lirizm önemde birkaç kelime var. Yine bu yol üzerinde muazzam bir kervansaray kitabesi vardır ki görmeye değer. Bir gün kaldım. Kervansarayı ve kitabesini tespit ettim.

Boyabat merkez ve köylerinde bir Selçuk kitabesi ile birkaç Osmanlı devri eser ve kitabesinden başka kayda şâyân eser yoktur.

Böylece seyahatimin tamamını anlatırsam sizi yormuş olacağım. Sözün kısası Gümüş, Boyabat, Taşköprü tescilleri tam 39 gün sürdü.

Konya'ya geldim. Birkaç gün sonra Beyşehir'e, sonra Hadim kazasına vazife ile gitmek icap etti. Oradan dönüşte Kubadâbâd hafriyatına gittim. Derken 23.11.1953'de Konya'ya dönmek mümkün oldu.

Şu on on üç gün içinde resmi ve müsta'cel işleri elden çıkardıktan sonra seyahatimize ait evrakı tanzim edip üstadıma uzunca bir mektup yazayım, resimleri göndereyim. Fakat geciktikçe gecikti. Nihayet bu mahcup vaziyete düştüm. İşte kılıç, işte kelle “ferman sizin” Seyahatimiz arasında ve bunun gibi mahza hüsnü niyet ile ve bilmeyerek işlenmiş kusurlarım olduysa hepsi için özürler dilerim. Affınızı niyaz ederim.

Seyahatimiz esnasında çektiğimiz resimler fena değil, hepsi kitaba konacak durumdadırlar. Misal olarak iki tanesini takdim ediyorum.

Konya'ya emirlerinizi beklerim. Yalnız emirlerinizi değil kendinizi de beklerim. En derin hürmetlerimi sunarım. Aziz kardeşim efendim.

Hürmetkârınız

Zeki Oral


İndirilenler

ORAL ZEKI 1953.12.11 original.pdf

ORAL ZEKI 1953.12.11 tercume.pdf