ISILTAN FIKRET'ten 1965.02.00 Tarihli Mektup

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
08.19, 17 Haziran 2024 tarihinde Jasmine (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 2156 numaralı sürüm ("Fikret Işıltan 02.1965 Çok sevgili ve aziz kardeşim Tayyipciğim; Sevimli mektubunu büyük sevinçle aldım, hazz ile okudum. Ameliyat olman haberini mütezad hislerle telakki etmiştim. Hem bu miz'iç hastalığın kati şekilde ortadan kaldırılmasına seviniyor, hem de bu nevi ameliyelerin sana vereceği ızdırap dolayısıyla endişeleniyordum. Her türlü tehlikenin atlatılmış olduğuna burhan olan mektubun beni bu cihetten tatmin etti..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Fikret Işıltan

02.1965

Çok sevgili ve aziz kardeşim Tayyipciğim;

Sevimli mektubunu büyük sevinçle aldım, hazz ile okudum. Ameliyat olman haberini mütezad hislerle telakki etmiştim. Hem bu miz'iç hastalığın kati şekilde ortadan kaldırılmasına seviniyor, hem de bu nevi ameliyelerin sana vereceği ızdırap dolayısıyla endişeleniyordum. Her türlü tehlikenin atlatılmış olduğuna burhan olan mektubun beni bu cihetten tatmin ettiği için sana çok çok teşekkür eder ve devamlı sıhhat ve âfiyetler temenni eylerim.

Viyana dönüşü kati bir şey bilmediğim için hanım yengemize uğramayı, bana orada iken vadetmiş olduğun haberin gelişine intizaren bir müddet tehir etmiştim; fakat aklım fikrim orada idi. Benim de Viyana'da iken pek sıhhatli olmadığıma dikkat etmiş olacaksındır. Fi'1- vâki' son iki ay içinde ve hiçbir sebebe bağlamadan mütemadiyen kilo kaybetmekte idim. Semahat kardeşin bu husustaki endişesini çoktan beri belirtmiş idi ise de, ben şöyle esaslı bir muayene ve Alman Hastanesine yattım, bir hafta kadar tepeden tırnağa muayene olundum. Bu arada Nejat hastaneye ziyarete geldiğinde senin ameliyat haberini getirdi. Kendim ayrılamayacağım için Semahat derhal o gün Leman yengeyi görmeye gitti. Ertesi, yani 25 Eylül Cumartesi günü ben de taburcu edildim. Thyroide guddemin bir miktar fazla çalıştığı tespit olunmuştu. O gün öğleden sonra Leman Hanım yengemiz lütfedip bize geldiler. Senin el yazın ile göndermiş olduğun mektubu bir gün önce aldığını ve çektiğin üzüntüden çok şükür kurtulduğunu söylerken kendisini tutamıyor, gözlerinden sell gibi yaş gidiyordu.

Bu ilk mektubunun hakikaten bir talihsizlik neticesinde yengenin eline ne kadar geç geçmiş olduğunu herhalde evden almış olduğun mektupta ber-tafsil okumuş ve öğrenmiş olacaksın. Ne ise iki gün sonra Nejat'a gönderdiğin mektup geldi. Nejat'tan hemen mektubu aldım, ertesi gün Semahat'la Leman Hanım yengeye uğradık. El yazını ve mektubunu ona okuduk, gösterdik; bu suretle daha da sükünete ve huzura kavuştuğunu müşahede ederek mesrur olduk. Sana bu satırları yazmakta iken Mehmet, yani Mehmet Gökbilgin, oğlun geldi. Mektubunu ona da okudum. Sevgi ve alaka ile dinledi. Kendisi girdiği üniversite imtihanlarında 407 puan tutturmuş. Bu duruma göre 411 puanlıları alan İktisat Fakültesi'ne kayıt olunamayacağına göre acaba Gazetecilik Enstitüsü'ne talip olsam mı? Diye akıl danışmaya gelmiş. Bizim öğrenci kaleminden bir arkadaşı çağırarak müşavere ettik. Şimdilik Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ndeki kaydını yenilemesi ve ancak ayın 12 sinden sonra (...) olacak kararına vardık. Tahminimiz inşallah bu ay ortalarında Mehmet'in iktisada kayıt edileceği merkezindedir. Sana biraz da buradan haber vereyim. Havalar oldukça iyi, fakat soğukça gidiyor.

Salı ve Cuma günleri fakültede arkadaşlarla görüşüyoruz. Geçen hafta yılın ilk profesörler kurulu toplandı. Fakülte bütçesi münakaşa edildi. Bildiğin gibi biz münakaşa ederiz, kararı senato veya bütçe komisyonu verir. Bazı fasıllarda ödeneğin arttırılması için çekilen nutuklar, bağırmaktan ağıran boğazlar hep boşuna. Geçen hafta yine, Vahit Ankara'ya dekan vekili sıfatıyla giderek üniversiteler arası kurulda bizlerin yeni personel kanununa intibakımız halinde maaşların ve tazminatın ne şekil alacağı hakkında yapılan münakaşalara iştirak etti. Ancak dönüşünde kendisini göremedim. Bildiğinize göre asistan, profesör ve doçentleri kademelendirip bu kademelere göre maaşlandırmak ve ilk profesörlük kademesi maaşının yüzde altmışı kadar da tazminat temin etmek için uğraşılmakta. Bu takdirde, yani tahakkuk ederse, maaşiyyun fırkasının memnuniyeti izdiyad edecek herhalde. Vallahü a'lemü bi's- savâb.

Bir de son haftalarda seçim dedikodularıyla bol bol gevezelik ediyoruz. İnşallah iki gün sonra

seçimler millete, vatana hayırlı olur. Etraf için için kaynıyor şimdilik. | Arkadaşların hepsi selam edip gözlerinden öperek acil şifalar temenni ediyor. i N. Münir'in, Cavit Bey'in, bütün doçent ve asistan arkadaşların bu temenni ve selamlarını sana iletmekle vazifeliyim. Şimdi yanımda bulunan Zafer de ayrıca birkaç satır yazacak.

Hasret ve muhabbetle gözlerinden öper, çok yakın bir tarihte sapa sağlam, neşeli ve sevinçli yüzünle tekrar aramıza katılmanı Cenâb-ı Bari'den temenni ve niyaz ederim sevgili Tayyipciğim.

Kerdeşin

Fikret Işıltan

Tayyipcigim,

Hastalığını duyunca çok üzüldüm, fakat ameliyatın iyi geçmiş, iyileşmiş vaziyette imişsin. Yakında aramızda göreceğimize çok seviniyoruz. Geçmiş olsun der, hasretle gözlerinden öperim.

Zafer


İndirilenler

ISILTAN FIKRET 1965.02.00 original.pdf

ISILTAN FIKRET 1965.02.00 tercume.pdf