BILGEN MUSTAFA'dan 1957.01.29 Tarihli Mektup

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
08.14, 17 Haziran 2024 tarihinde Jasmine (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1559 numaralı sürüm ("Turhal Müftüsü Mustafa Bilgen MB: 28 29 Ocak 1957 Çok Kıymetli ve Muhterem Tayyibim, Sıhhat ve saadetinize duadan sonra lütfunuzun mahcubu ve minnettarı olarak aşağıda bazı şeyler arz edeceğim ki mahsul-i fikrim, âmâl-i hissim, sâik-i mesleğimdir. Bu defa da göndermiş olduğunuz eser-i fâzılane olan risale ve Zeki Bey'in eseri ve bir de büyük bir hacimde Buhari hadislerine ait bir eserdir. Bu kitap 12 liraya olduğu zahrınd..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Turhal Müftüsü

Mustafa Bilgen

MB: 28

29 Ocak 1957

Çok Kıymetli ve Muhterem Tayyibim,

Sıhhat ve saadetinize duadan sonra lütfunuzun mahcubu ve minnettarı olarak aşağıda bazı şeyler arz edeceğim ki mahsul-i fikrim, âmâl-i hissim, sâik-i mesleğimdir.

Bu defa da göndermiş olduğunuz eser-i fâzılane olan risale ve Zeki Bey'in eseri ve bir de büyük bir hacimde Buhari hadislerine ait bir eserdir. Bu kitap 12 liraya olduğu zahrında yazılıdır. Mektep yayınlarından tabii bir bedel mukabilinde veriliyor. Siz ise hiç ihsas ettirmiyorsunuz. Bu parayı siz ödüyorsunuz. İki gözüm bu kadar sevginiz ve birçok lütfunuz az geliyor da bir de maddeten mutazarrır etmek nasıl olur.

Gülzâr-ı muhabbetin letafetine nakisa irâs etmez mi? Asıl korkumuz bu cihetleri olacak. Şimdi aklımca bunun ve evvelce gönderdiğiniz el-Ehadisü'l-Erba'in ve Meyseretü'l-Ulüm nâm kitapların bedelini göndermek istiyorum. Ama sizden de çekiniyorum. Acaba isabetsizlik veya tarik-i muhabbette bir uygunsuzluk yapacak mıyız? (ruhum azizim) bize karşı hürmetiniz beni çok düşündürüyor. Mukabele etmek arzusunu daima gönlümden geçiriyorum, muvaffak olamıyorum. Kitaplar için böyle bir şeyler evvelce de yazmıştım, bir güna bir şey ihsas ettirmediniz. Bu cihetten bir miktar üzülüyorum. Sizin lütfunuza, hürmetinize, ahlak-ı pesendidenize dehalet ediyorum, kendimce bir çare-i halas bulamıyorum.

İşte şuhür-ı selase geldi, yaşım da kemâlini buldu. Gönül istiyor ki biraz ahiret tedarikine bakılsın. Buna da imkân yok gibi, çünkü vazife bırakmıyor. Şu mukaddimeden maksat size bir itizar girizgâhı açmaktır. Ben mektuplarınıza muntazam cevap veremediğim için siz de yazmamaya başladınız. Gazeteler, risaleler, kitaplar geliyor. İki satırlık olsun bir mektup yok. Acaba meşguliyetiniz mi müsaade etmiyor, yoksa bizimi düşünüyorsunuz. Yok yok düşünmeye daha hiç mahal kalmamıştır. İkiz muhabbet arasında öyle bağlılık, öyle samimiyet husule gelmiş ki çizilmeye imkân kalmamıştır.

Tayyip Bey, siz bizi öyle teshir muradıyla cezbettiniz ki kalbimin en amik noktasına kadar sevginiz hulul etti. Çıkmak imkânı kalmadı. Bundan böyle resmiyet aramak ve yahut hürmetinize karşı hürmet gözetmek acaba teşekkiyi hatıra getirmek hepsi bitmiş. Ayine-i kalbimiz zengibar olmaktan muarra ve musaffa bulunmakta ve her küdürattan hâli kalmaktadır. Bu kaideye riayeten siz daima izhar-ı muhabbet ve meveddet, ben ise gâh mukabele ve gâhice de sükünet, bu icâb-ı vaziyet ve mukteza-yı şeyhühettir. Bâki dâreynde saâdet ve rızâ-yı mukadderattır. Samimi sevgiler sunar, tehassürle iki gözlerinden öperim. Profesörüm, Tayyibim.

29 Ocak 1957

Müştakınız Müftü

Mustafa Bilgen


İndirilenler

BILGEN MUSTAFA 1957.01.29 original.pdf

BILGEN MUSTAFA 1957.01.29 tercume.pdf