Nejat Göyünç’ten Tayyib Gökbilgin'e 25.3.1969 Tarihli Mektup: Revizyonlar arasındaki fark

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
("Sevgili Hocam, Her iki mektubunuzu da aldım. Geçen Cuma günü gece paralarının mütebaki (kalan) kısmını verdiler, sizin paranızı da alıp bankaya yatırdım. 8646 lira. Yıldız’dan aldığım ücreti de yatırmıştım. Böylece on dört bin liraya yakın bir para oldu, bankada. Allah güle güle ve sıhhat içerisinde kullanmayı nasip eylesin. Bu hafta Kıbrıs ile alakalı yazıyı bitirmek için arşive gitmeye ve yazmaya uğraştığ..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
 
 
(Fark yok)

12.20, 7 Şubat 2024 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Sevgili Hocam,

Her iki mektubunuzu da aldım. Geçen Cuma günü gece paralarının mütebaki (kalan) kısmını verdiler, sizin paranızı da alıp bankaya yatırdım. 8646 lira. Yıldız’dan aldığım ücreti de yatırmıştım. Böylece on dört bin liraya yakın bir para oldu, bankada. Allah güle güle ve sıhhat içerisinde kullanmayı nasip eylesin.

Bu hafta Kıbrıs ile alakalı yazıyı bitirmek için arşive gitmeye ve yazmaya uğraştığım için size mektup için yine Salı öğleden sonrayı seçtim. Kurulda bir sürü lâf u güzâf (boş laf) dinlemekten ise sizinle birlikte olmak daha evladır (faydalıdır).

Bu sabah dört saat üst üste dersim vardı. Bu sene kürsü bir hayli kalabalıklaştı. Kırk kadar tezsiz talebe var. Gececilerin tezlileri de beş kişiye yükseldi. Dersler bir hayli zevkli oluyor. Bol bol da sizi anıyoruz. Çocuklar, tabii bizim tezli öğrenciler sizi her ders soruyorlar. Bizim kürsü talebelerine de vesika olarak 208 numaralı Ru’us defterinden parçalar okuyorum. Okumaları bir hayli ilerledi.

Bizim öğrencilerden tezi olmayan sade Muhsin var. Ona da bizim Dursun gibi 209 numaralı Ru’us defterinin bir başka bölümünü vermeyi düşündüm. Böylece o çalıştığı için fotokopi yaptırıp ondan çalışabilir. Hem de biz defter üzerindeki çalışmaları ilerletmiş oluruz. Siz ne dersiniz?...

Maaşlarınızı mektubunuzda arzu ettiğiniz şekilde bu ay sizin adresinize, gelecek ay ise Özalp Bey’in adresine göndereceğim. Gelecek ay derken yine bir ihtilaf oldu. Siz Nisan aylığını kendi adresinize göndermemi, Haziranı da Özalp Bey’in adresine göndermemi yazmışsınız. Bu durumda Mayıs maaşını da sizin adresinize göndermek gibi bir durum ortaya çıkıyor. Ben bunu Mayıs maaşını da sizin adresinize göndereceğim manasını çıkardım.

Dün Cumhuriyet Gazetesinden Yunus Nadi mükâfatı (ödül) için sizi telefonla aradılar. Ben de Paris’te bulunduğunuzu, Temmuz ayında döneceğinizi bildirdim.

Kurulda Selmin Hanım yanımda. Sizi her zaman soruyor. Derin hürmetlerini arz ediyor. Bugünlerde gazetelerin en önemli konusu bizim için üniversite tazminatı meselesi. Hükümetçe bir tasarı hazırlandı. Fakat efkâr-ı umumiye (kamuoyu) pek beğenmedi. Profesörlerin tazminatı 1900 liraya bizimkiler 1300 liraya çıkarılacakmış. Fakat muhalefet karşısında geri alır da çıkmazsa ondan da mahrum kalacağız demektir. Bugünlerde mühim bir havadis de Halk Partisi ileri gelenlerinin Amerika’ya davet edilerek gezdirilmesi. Ali İhsan Göğüş, Kemal Hayta gidip geldiler. Bilmiyorum, onları kimler takip edecek.


Hanımefendi nasıl?... Çocuklar nasıllar?.... Bizimkiler çok iyi. Derslerine çalışıyorlar. Mektubuma son verirken sizin ve hanımefendinin ellerinden öperim. Omay’a ve Mehmet’e de çok selamlar. Ali Akan Efendi gelince telefon parasını vereceğim. Tekrar ellerinizden öperim.

Nejat Göyünç