Nejat Göyünç’ten Tayyib Gökbilgin'e 5.5.1969 Tarihli Mektup: Revizyonlar arasındaki fark

Gökbilgin Kütüphanesi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
("Sevgili Hocam, 26 Nisan tarihli mektubunuzda büyük bir memnuniyet içerisinde aldım. Mektup geldikçe, kendimi hasretimi yarı yarıla dindirmiş sayıyorum. Bu ay ayın ilk günü tatile rastladığı için Cuma günü maaş alındı, yani 2 Mayısta. Ben de hemen aynı gün sizin adresinize gönderdim, güle güle harcayınız. Size muhasebe 1 Şubat ile 25 Temmuz arasında ek ödenek verdiği için Ocak ayına ait gönderilen parayı buradan hes..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
 
k (Gokbilgin, 5.5.1969 sayfasını Nejat Göyünç’ten Tayyib Gökbilgin'e 5.5.1969 Tarihli Mektup sayfasına taşıdı)
 
(Fark yok)

12.20, 7 Şubat 2024 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Sevgili Hocam,

26 Nisan tarihli mektubunuzda büyük bir memnuniyet içerisinde aldım. Mektup geldikçe, kendimi hasretimi yarı yarıla dindirmiş sayıyorum.

Bu ay ayın ilk günü tatile rastladığı için Cuma günü maaş alındı, yani 2 Mayısta. Ben de hemen aynı gün sizin adresinize gönderdim, güle güle harcayınız.

Size muhasebe 1 Şubat ile 25 Temmuz arasında ek ödenek verdiği için Ocak ayına ait gönderilen parayı buradan hesap etmiyorlarmış. Siz Temmuzun kaçında dönersiniz. O zamana kadar yevmiyeleriniz işleyecek. Bununla beraber gönderilen döviz 9 liradan hesap edildiği için ortada zararlı bir durum yoktur nasıl olsa.

Kıbrıs’ta Baf’ta bizim Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünden mezun bir tanıdık vardı. Benim talebelik devremde Türkoloji’de, çok güzel fakat yüzünün yarısı doğuştan lekeli (et siyahı) bir kız vardı, sonra bir ara kalemde de çalıştı idi. Feriha isminde. Onu gördüm. Sizin bahsettiğiniz Ayhan Salih’i de Limason’da gördük. Cengiz’i buldu, gelip. Zenci melezi bir çocuk, uzun boylu. Size çok selam ve hürmetlerini gönderdi.

Mektubunuzu aldıktan sonra Bahadır Bey’i henüz göremedim.

Cuma günü maaş almaya gelmiştir, herhalde. Fakat ben o gün hemen öğle üzeri Merkez Bankasına koşuyorum. Ayın ilk günü olduğu için para gönderenler çok oluyor. Sıra kapmak lazım geliyor. Size ayrıca yazarım.

Mehmet’in 1 Mayısta hareket edeceğini yazıyorsunuz. Herhalde gelmiştir. Birazdan telefon eder, sorarım.

Paris’te havaların hayli soğuk olduğunu yazıyorsunuz. Bu sefer burada da doğru dürüst bir bahar veya sıcak olmadı. Hava ekseriya (çoğunlukla) kapalı veya yağışlı. Mahsul bereketli olur, diye kendimizi teselli ediyoruz.

Burada 1 Mayısla beraber Akşam, Cumhuriyet, Milliyet, Tercüman, Son Havadis gazeteleri 50’şer kuruşa çıktı. Doğrusu bir yandan Sosyalizm propagandası yapıp, sosyal adaletten dem vurup daha fazla kazanç kastı ile fiyat arttırmak acayip. Ben de kızıp 30 senelik gazetemi bıraktım. Yeni gazete alıyorum. O yirmi beş kuruş. Halbuki eskiden o 50 kuruş iken diğerleri 25 kuruştu.

Çocuklar, hanım, talebeler ve ben hepimiz ellerinizden öperiz. Annem, teyzem de hürmetler ediyorlar. Hanımefendinin de ellerinden hasret ve sevgi ile öperiz. Hoşça kalın, şen ve esen kalın, sevgili hocam.

Yuzo doktora imtihanına bu hafta içerisinde girecek. Maçiko ile beraber Rusya ve Türkistan üzerinden Japonya’ya gidiyorlar. Maçiko sonra tekrar gelecek. Şen ve sen kalın, sevgili hocam. Cengiz’in (Orhunlu), Münir Bey’in (Aktepe), İbrahim Bey’in (Aktepe), Sevim (Tekeli ?) Hanım’ın, Mithat (Sertoğlu ?) Bey’in çok selamları var.

Size kooperatiften gelen taahhütlü bir mektup göndermiştim; aldığınızı öğrendim. Bir de burada biriken kart ve mektupları gönderdim.

Nejat Göyünç