Nejat Göyünç’ten Tayyib Gökbilgin'e 12.11.1959 Tarihli Mektup: Revizyonlar arasındaki fark
("Çok Muhterem Hocam, Sağ olun, mektubunuzu, Wiesbaden’den de kartınızı aldık. Bir yandan büyük bir tevazu ile bizleri her fırsatta memnun edişiniz, diğer taraftan sizin sık sık yabancı ilmi cemiyetler (bilimsel toplantılar) tarafından davet edilmeniz bizler için büyük bir zevk ve iftihar (gurur) kaynağı oluyor. Bu yaz mütemadi (sürekli) olarak Saadetname üzerinde çalışmıştım. Ufak tefek bazı tabir ve kelimeler hariç hep..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu) |
k (Gokbilgin, 12.11.1959 sayfasını Nejat Göyünç’ten Tayyib Gökbilgin'e 12.11.1959 Tarihli Mektup sayfasına taşıdı) |
(Fark yok)
| |
12.13, 7 Şubat 2024 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Çok Muhterem Hocam,
Sağ olun, mektubunuzu, Wiesbaden’den de kartınızı aldık. Bir yandan büyük bir tevazu ile bizleri her fırsatta memnun edişiniz, diğer taraftan sizin sık sık yabancı ilmi cemiyetler (bilimsel toplantılar) tarafından davet edilmeniz bizler için büyük bir zevk ve iftihar (gurur) kaynağı oluyor. Bu yaz mütemadi (sürekli) olarak Saadetname üzerinde çalışmıştım.
Ufak tefek bazı tabir ve kelimeler hariç hepsini okudum. Bu vesile ile de bir hayli Farsça öğrendim. Ayrıca da birkaç seyahatname daha okumam mümkün oldu. Burada umumi (genel) kütüphanede Osmanlı Devrine ait bazı vesikalar da var. Onlardan da bir kısmının hiç olmazsa birer mikrofilmini almam, herhalde fena olmaz.
Geçenlerde hatırıma geldi. Burada Türk-Alman Dostluk Cemiyeti’nin bir şubesi var. Şayet bir daha Almanya’ya gelirken biraz evvelden haberim olursa ve siz de burada bir konferans vermek arzusunu izhar ederseniz (isteğiniz olursa), ben tavassut edebilir (aracı olabilirim) ve imkân sağlarım. O takdirde cemiyet üniversite ile işbirliği yapıp sizin buraya geliş ve burada ikamet masraflarınızı temin edecek bir ücret ödeyebilir; ben de bu vesile ile kıymettar (değerli) hocamı görmek, sizce de malum sevgi ve hürmetimi göstermek fırsatını elde ederim. Lakin seyahatin sömestr süresine yani Kasım-Şubat veya Mayıs-Temmuz devresine tesadüf etmesi lazım.
Bu sömestr gayretimi daha ziyade Arapça’ya teksif ediyorum (yönlendiriyorum). İstanbul’dan belki tanırsınız, Prof. A[lbert]. Dietrich’in yanında. O da bu akşam projeksiyonlu konferanslarından ilkini verecek. Buradan herhangi bir emriniz olursa amadeyim. Son verirken cümleten hepimiz ellerinizden öperiz. Hanımefendiye de, kardeşlerime de en derin sevgi ve hürmetlerimizi arz ederiz, efendim.
Nejat Göyünç