<?xml version="1.0"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xml:lang="tr">
	<id>https://wiki.gokbilgin.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=H%C3%BCseyin%2C_Son_Cezayir_Day%C4%B1s%C4%B1</id>
	<title>Hüseyin, Son Cezayir Dayısı - Revizyon geçmişi</title>
	<link rel="self" type="application/atom+xml" href="https://wiki.gokbilgin.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=H%C3%BCseyin%2C_Son_Cezayir_Day%C4%B1s%C4%B1"/>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="https://wiki.gokbilgin.com/index.php?title=H%C3%BCseyin,_Son_Cezayir_Day%C4%B1s%C4%B1&amp;action=history"/>
	<updated>2026-10-21T10:45:27Z</updated>
	<subtitle>Viki üzerindeki bu sayfanın değişiklik geçmişi.</subtitle>
	<generator>MediaWiki 1.40.1</generator>
	<entry>
		<id>https://wiki.gokbilgin.com/index.php?title=H%C3%BCseyin,_Son_Cezayir_Day%C4%B1s%C4%B1&amp;diff=455&amp;oldid=prev</id>
		<title>Gokbilgin: &quot;== HUSEYIN. AL-HIJSAYN B. AL-HUSAYN, Son Cezayir day1sı ve beylerbeyi ( 1818-1830) == 370x370pik HÜSEYİN. AL-HUSAYN B. AL-HÜSEYN, İçinde 1818-1830 tarihleri arasında hüküm süren ve beşerî devletlerin lideri olarak kabul edilen bir kişidir. (1818-1830). 1765&#039;te Denizli&#039;de doğdu. Kardeşiyle Cezayir&#039;e geldiği zaman, bir müddet boyunca burada kaldı. Daha sonra Cezayir askerî okuluna kat...&quot; içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://wiki.gokbilgin.com/index.php?title=H%C3%BCseyin,_Son_Cezayir_Day%C4%B1s%C4%B1&amp;diff=455&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2024-04-19T09:46:07Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;&amp;quot;== HUSEYIN. AL-HIJSAYN B. AL-HUSAYN, Son Cezayir day1sı ve beylerbeyi ( 1818-1830) == &lt;a href=&quot;/index.php?title=Dosya:Hussein_Pacha,_par_Fernel.jpg&quot; title=&quot;Dosya:Hussein Pacha, par Fernel.jpg&quot;&gt;küçükresim|370x370pik&lt;/a&gt; HÜSEYİN. AL-HUSAYN B. AL-HÜSEYN, İçinde 1818-1830 tarihleri arasında hüküm süren ve beşerî devletlerin lideri olarak kabul edilen bir kişidir. (1818-1830). 1765&amp;#039;te Denizli&amp;#039;de doğdu. Kardeşiyle Cezayir&amp;#039;e geldiği zaman, bir müddet boyunca burada kaldı. Daha sonra Cezayir askerî okuluna kat...&amp;quot; içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Yeni sayfa&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;== HUSEYIN. AL-HIJSAYN B. AL-HUSAYN, Son Cezayir day1sı ve beylerbeyi ( 1818-1830) ==&lt;br /&gt;
[[Dosya:Hussein Pacha, par Fernel.jpg|küçükresim|370x370pik]]&lt;br /&gt;
HÜSEYİN. AL-HUSAYN B. AL-HÜSEYN, İçinde 1818-1830 tarihleri arasında hüküm süren ve beşerî devletlerin lideri olarak kabul edilen bir kişidir. (1818-1830). 1765&amp;#039;te Denizli&amp;#039;de doğdu. Kardeşiyle Cezayir&amp;#039;e geldiği zaman, bir müddet boyunca burada kaldı. Daha sonra Cezayir askerî okuluna katıldı ve buradan yetişerek, yüksek rütbelere kadar yükseldi. Önceki vali Ali Paşa, görevinden ayrıldıktan sonra, Cezayir ordusunda akıllı ve güçlü bir lider olarak görülen Hüseyin&amp;#039;i Cezayir beylerbeyi olarak atadı ve ona İstanbul&amp;#039;dan beylerbeyliği nişanı ve kaftan gönderdi. Eğitim görmüş ve adaletten ayrılmamış bir kişiydi; iyiliksever ve adil bir insan olarak tanınırdı. Amacı, adaleti sağlamak ve önceki yönetim tarafından alınmış sert önlemleri hafifletmekti. Ancak iktidara geçtikten hemen sonra, yenilikçilerin iki kez isyan etmesiyle karşılaştı. Bu yüzden, koruma altında bir muhafız birliği eşliğinde, kaleye yerleşti. Bu sırada Cezayir eyaletinde durum karışıktı; doğu ve batı vilayetleri isyan halindeydi. Nememqalar, Avrûs ve Süf kabileleri ile büyük kabileler Türklere karşı silaha sarılmışlardı. Derkâvâ ve Ticôniya yöneticileri Teli&amp;#039;de ve Oran&amp;#039;ın güneyinde halkı isyana teşvik ediyorlardı. Hüseyin Türk egemenliğini yeniden tesis etmeye çalıştı. İşte, Constantine ve Oran beylerinin yardımıyla ve Arap lideri Yahya Ağa&amp;#039;nın askerî yetenek ve becerisi sayesinde başarılı oldu. Doğuda, 1826&amp;#039;dan itibaren sükûneti sağladı ve 1828&amp;#039;den itibaren batı vilayetleri de huzura kavuştu. Ancak Hüseyin, bir taraftan Osmanlı donanmasıyla birlikte 1821&amp;#039;den 1828&amp;#039;e kadar Yunanlara karşı savaşmak için Mora kıyılarına bir donanma göndererek, Osmanlı Devleti&amp;#039;ne ve Müslümanlık davasına bağlılığını gösterdi. Hüseyin Paşa&amp;#039;nın Avrupalılarla ilişkileri oldukça gergindi. Aix-la Chapelle kongresinde korsanlıkla ilgili alınan karara katılmaması, İngilizlerin ve Fransızların birlikte bir deniz gösterisi yapmasına yol açtı (1819), ancak bu girişim sonuçsuz kaldı. İngiltere, amiral Neai&amp;#039;i göndererek tazminat istedi; ancak gubat-mart 1824&amp;#039;ten sonra yapılan görüşmelerden sonra, İngiliz donanması 12 Temmuz&amp;#039;dan 29 Temmuz&amp;#039;a kadar şehri bombaladı. Ancak, şehirde önemli bir hasar meydana gelmediği için Cezayirlilerin Hristiyan devletlere karşı koymakta rahat olabileceklerini düşündüler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cezayir beyliği ile Fransa arasında Direktuar döneminden beri bir borç meselesi vardı. O zamanlar Cezayir beyi, Fransa&amp;#039;ya bir miktar tahıl ve para borç vermiş, alacaklarını da iki Yahudi tüccara (Bus-nach ve Baeri) devretmişti. Hüseyin Paşa, Bacri&amp;#039;nin Cezayir hükümetine, mercan rüsumatından dolayı, müteakip borcunu ödemesini talep ettiği zaman, o da Fransa&amp;#039;daki alacaklarını ileri sürerek, durumu Fransa kralına bir mektup yazdırdı ve bu mesele Hüseyin Paşa ile Fransa&amp;#039;nın Cezayir&amp;#039;deki konsolosu Deval arasında anlaşmazlığa yol açtı. 29 Nisan 1827&amp;#039;de gerçekleşen bir görüşmede, Paşa, konsolosa konuşmamakta ısrar ettiği için, içindeki öfke ile ona saldırdı ve bu hakaret Fransa&amp;#039;nın Cezayir&amp;#039;i ablukaya almasına sebep oldu (1827-1830). Bu olayı İstanbul&amp;#039;daki Fransız elçisine bildirdiği gibi, Fransa hükümeti öte yandan anlaşmazlığın çözümü konusunda Mısır valisi Mehmed Ali Paşa&amp;#039;nın arabuluculuğunu talep etti. BabrAli, önceden İzmir&amp;#039;de bulunan eski Cezayir valisi Halil Efendi&amp;#039;yi İstanbul&amp;#039;a çağırarak iki taraf arasında anlaşma sağlaması için talimat verdi ve Cezayir&amp;#039;e geri gönderdi; sonra da Mısır valisine bir mektup göndererek, &amp;quot;Hiciv-i Cezayir devlet-i âliyenin mülkü ve ahalisi seçkini kendi tebaası olup, Fransa devleti de devlet-i âliyenin dostu misyonuyla, tarafların mümkün olan en iyi anlaşma ile yetinmelerinin ve ilişkilerin sürdürülmesinin uygun olmayacağını&amp;quot; bildirdi (Lutfi Efendi, Tarih, II, 284 vd.). Bu arada İstanbul&amp;#039;daki İngiliz elçisi, Mehmed Ali Paşa&amp;#039;nın Berberi kabileleriyle Cezayir&amp;#039;e saldırmak istediğini BabrAli&amp;#039;ye bildirerek,&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
telaşa sevk etti ve Fransa elçisi sürekli olarak bir merkezden özel bir emir gönderilmesini talep ettiği için, Tâhir Paşa&amp;#039;nın gönderilmesine karar verildi. Diğer taraftan, Hüseyin Paşa da, her halde İngiliz kabinesinin yardımına güvenerek, hiçbir anlaşmaya yanaşmadı. Müzakerelerin sona ermesi üzerine 30 Temmuz 1829&amp;#039;da Cezayir topçuları tarafından topa tutularak, Provence gemisine yapılan sevkiyatı görmezden geldi. Diplomatik yollarla bir anlaşma sağlayamayan X. Charles&amp;#039;ın bakanları, Hüseyin&amp;#039;e karşı izledikleri politikayı değiştirmediler. 31 Aralık 1830&amp;#039;da Cezayir seferine karar verildi. Fransız donanması hazırlık yaparken Tâhir Paşa, detaylı bir talimatı içeren bir yazıyla (Lutfi, Tarih, II, 288 vd.) Marsilya&amp;#039;ya gitmek üzere yola çıktı ve amirale emirlerini sundu ancak hiçbir sonuç alamadan geri dönerek Midilli&amp;#039;de bir süre bekledikten sonra İstanbul&amp;#039;a dönmek zorunda kaldı. Fransız donanması Cezayir&amp;#039;e ulaştıktan sonra, askerî kuvvetler 14 Temmuz&amp;#039;da Sidi Ferruch&amp;#039;tan karaya çıktılar. Ancak, kendi kuvvetine dayanmak durumunda olan ve en iyi komutanı Yahya Ağa&amp;#039;dan yoksun kalan Hüseyin Paşa uzun süre direnme şansına sahip değildi. Nihayet, 4 Temmuz gecesi, İmparator Kalesi&amp;#039;nin Fransızlar tarafından ele geçirilmesinden sonra, boyun eğmek zorunda kaldı ve General Bourmont tarafından ileri sürülen koşulları kabul etti. Anlaşmanın 2. ve 3. maddelerine göre kişisel mallarını koruyabileceği gibi, istediği yere gitmesi de kabul ediliyordu. Ancak Fransız hükümeti, Malta&amp;#039;ya gitmesine karşı çıktığı için, Hüseyin Paşa&amp;#039;nın Napoli&amp;#039;ye gönderilmesini istedi. 9 Ağustos 1830&amp;#039;da oraya vardı. Bu şehirde bir süre kaldıktan sonra Livorno&amp;#039;ya geçti. Oradan, Cezayir ile sürekli ilişki içinde olan Yahudi tüccarlar aracılığıyla, şehirdeki memnunsuzlar ve yerli kabile liderleriyle temas kurdu. 1831&amp;#039;de, maaş tahsisi ve mülkünün iadesi için Paris&amp;#039;e gitmek üzere geldiğinde, gergin bir karşılama yaşadıysa da, gerçek hareket tarzı hakkında bilgi alamadı. Livorno&amp;#039;ya dönünce, kışkırtmalara devam etti. Daha sonra büyük bir tehlike altında olduğunu hissederek Livorno&amp;#039;dan ayrıldı, İskenderiye&amp;#039;ye gitti ve 1838&amp;#039;de orada nisyan içinde öldü.&lt;br /&gt;
 Bibliyografi: Demontes, Trois ans d&amp;#039;exil, trois ans d&amp;#039;intrigues, le dey Hus-sein en Italie (Bulletin Societe de Geogra-phie d&amp;#039;Alger, 1905); De Grammont, Histoire d&amp;#039;Alger sous la domination turque (Paris, 1887); Playfair, The Scourge of Christen-dom (London, 1884), s. 284-322; Mercier, Histoire de l&amp;#039;Afrique septentrionale, III, fasıl XXIX vd.; Nettement, Histoire de la conquete d&amp;#039;Alger; C. Rousset, La Conquête d&amp;#039;Alger; Si Hamdan b. Osman Hoca, Le Miroir (Paris, 1833). Ayrıca bkz. CEZAYİR ve CEZAYİR EYALETİ bibliyografyası; Saffarel Paul, L&amp;#039;Algerie, Histoire conqaete (1883); Ch. Andre Julien, Histoire de l&amp;#039;Afrique du Nord (Payot, Paris), s. 574 vd.; Ali Rıza Paşa, Mir&amp;#039;dt al-Cazdyir (İstanbul, 1293); Lutfi, Tarih, (İstanbul, 1291), II; Câvid Baysun, Cezayir meselesi ve Reşid Paşa&amp;#039;nın Paris elçiliği (II. Türk tarih kongresi), Ankara, 1948, s. 315 vd. (G. YVER.) Bu makale TAYYİB ÇOŞĞUN tarafından tamamlanmıştır.&lt;/div&gt;</summary>
		<author><name>Gokbilgin</name></author>
	</entry>
</feed>