<?xml version="1.0"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xml:lang="tr">
	<id>https://wiki.gokbilgin.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=%C5%9Eark_Y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1</id>
	<title>Şark Yıldızı - Revizyon geçmişi</title>
	<link rel="self" type="application/atom+xml" href="https://wiki.gokbilgin.com/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=%C5%9Eark_Y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1"/>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="https://wiki.gokbilgin.com/index.php?title=%C5%9Eark_Y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1&amp;action=history"/>
	<updated>2026-10-21T11:22:59Z</updated>
	<subtitle>Viki üzerindeki bu sayfanın değişiklik geçmişi.</subtitle>
	<generator>MediaWiki 1.40.1</generator>
	<entry>
		<id>https://wiki.gokbilgin.com/index.php?title=%C5%9Eark_Y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1&amp;diff=95&amp;oldid=prev</id>
		<title>Gokbilgin: &quot;Bu başlık bir romanın adıdır ve yalnız bir edebiyatımızın değil, fakat aynı zamanda tarihi edebiyatımızın kazandığı yeni bir değerdir. Çünkü mevzuusu yakın, acı ve ibretle dolu tarihimizin bir kısmından almış. Birinci Dünya Harbinin Doğudaki başlangıç safhalarını tarihi realitelere, hatta bazı resmi ve gayri resmi vesikalara müşahadelere dayanarak bunların akıcı bir üslüpla roman şekline sokulduğu bir eserdir....&quot; içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://wiki.gokbilgin.com/index.php?title=%C5%9Eark_Y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1&amp;diff=95&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2024-01-08T21:59:57Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;&amp;quot;Bu başlık bir romanın adıdır ve yalnız bir edebiyatımızın değil, fakat aynı zamanda tarihi edebiyatımızın kazandığı yeni bir değerdir. Çünkü mevzuusu yakın, acı ve ibretle dolu tarihimizin bir kısmından almış. Birinci Dünya Harbinin Doğudaki başlangıç safhalarını tarihi realitelere, hatta bazı resmi ve gayri resmi vesikalara müşahadelere dayanarak bunların akıcı bir üslüpla roman şekline sokulduğu bir eserdir....&amp;quot; içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Yeni sayfa&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;Bu başlık bir romanın adıdır ve yalnız bir edebiyatımızın değil, fakat aynı zamanda tarihi edebiyatımızın kazandığı yeni bir değerdir. Çünkü mevzuusu yakın, acı ve ibretle dolu tarihimizin bir kısmından almış. Birinci Dünya Harbinin Doğudaki başlangıç safhalarını tarihi realitelere, hatta bazı resmi ve gayri resmi vesikalara müşahadelere dayanarak bunların akıcı bir üslüpla roman şekline sokulduğu bir eserdir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bizde, genç nesillerin tarih kültürünü arttıracak tarihimizin herhangi bir hadise veya devresi, esas itibarıyle vakıalara sadık kalınmak şartiyle, fakat aynı zamanda, milli hisleri takviye edecek şekilde yazılmış romanlara ne kadar fazla ihtiyaç olduğu malümdur. Hele inkilap tarihimizin gerek meşrutiyet devresini gerek mütareke yıllarını canlandıracak, bunların acı, tatlı, müsbet menfi hadiselerini bir edebiyat konusu halinde ebedileştirecek eserlerin kemiyet ve keyfiyetleriyle Türk fikir hayatına büyük istifadeler sağlayacaklarına şüphe edilemez.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şark Yıldızı bu türlü eserlerden biri olmak vasfı göstermektedir. Yazar, romanın konusunu, Birinci Dünya Harbi sıralarında Şark vilayetlerimizden birinde bulunan bir ailenin başından geçen vakıalardan alırken, o devirde o bölgenin etnik vaziyeti ve siyasi durumu icabı neticesi olarak, cereyan eden feci hadiselere, büyük bir nüfusu nazarla temas etmiş, derin tahlillere girişmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu facialar Türk milleti ve Ermeni unsuru arasında, o zamanlar, her günkü hayatın seyri içinde geçmekte idi: Ecnebi siyaseti, yabancı tahrik ve propangadalar bir Ermenililik cereyanı ve ruhu yaratmaya çalışmış, muhtelif komiteler bilhassa Van, Bitlis havalisinde çok feci bir halde bulunmuştu. Bunlar evvela, bu bölgeyi İslam ahaliye nisbetle ekseriyet teşkil ettikleri mıntıkaların başında gösteriyorlar, diğer taraftan, Ermenilere karşı tertiplenen yağma, kıtal, işkence, zulüm gibi hareketlerle memleketi yanmış, yıkılmış, harabeye dönmüş ve memleket halkının ortadan kalkmış olduğunu iddia ediyorlardı. Halbuki, o havaliyi dolaşanlar en küçük köylere varıncaya kadar bütün ticaretin Ermenilerde olduğunu ve Türk - Kürt bütün müslüman ahalinin bunlar hesabına çalışmakta olduklarını iktisadi vaziyete Ermenilerin hakim bulunduklarını, mağdur ve hakları gasbedilmiş olanların Ermeniler değil, Türkler olduğunu görüyorlardı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Komiteler için bu bölgede daimi asayişsizlik olduğunu her tarafa neşretmek lazımdı. Çünkü ancak bu suretle maksatlarına varacaklarını senelerdenberi arkasından koştukları ecnebi müdahalesini ve netice itibariyle muhtariyeti elde edebileceklerini umuyorlardı. Meşrutiyetten önce kuvvetli siyasi çeteleri etrafa dehşet salmış, bir çok zulüm hareketleri yapmış, takip müfrezelerini senelerce arkalarından koşturmuştu. Bunların başında Rusyada idama mahküm olmuş ve Türkiyeye kaçarak hayatlarını kurtarmış, alakası olmıyan kimseler vardı ki, meşrutiyetten sonra Van havalisinde bunlar Ermenilerin baş tacı olmuşlardı. Ermeni milli mukadderatını ele alan bu kimseler teşkilatı köylere kadar götürüyor, bütün Ermenileri silahlandırmak için çalışıyorlardı. Her köyün silah ihtiyaçlarını tetkik ediyor, nüfusa, servete göre tevziat yapıyor, bunlar için vergi darhediyor, bu vergiyi vermek istemiyenleri türlü haklardan mahrum etmek suretiyle cezalandırıyorlardı. Bu şartlar altında hiç bir Ermeni için, komite tertiplerine iştirak etmemek verilen talimata itaatsizlik hatıra gelemezdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zaten bu bölgede Ermeniler her zaman hükümeti değil, komiteyi tanımış, hükümet de karşısında komiteyi görmüştür. Komite, Türk ve Ermeniler arasında kin ve nefret hisleri aşılıyor, ıslahat sözünün adi bir bahane olduğunu açıkça itiraf ediyordu. Avrupa kontratı altında Ermeni muhtariyeti gayesini gerçekleştirmek için teşebbüs edilecek her türlü vasıta onlarca meşru sayılıyordu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Harp ilanını müteakip, Rusların Ermeni gönüllü taburlariyle hudutlarımıza taaruz etmeleri üzerine merkezlerde ve köylerde bulunan Ermenilerin durumu değişti, Hükümet memurlarına, jandarmalara hakaret ve tecavüzler arttı. Ruslarla birlikte harekete geçebilmeleri için anlaşmalar oldu ve nihayet isyanlar, kıtaller başladı ve bir sürü facialar birbirini takip etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şark Yıldızı, bu faciaların romanıdır. Fakat yazar, ön sözünde, “Şark Yıldızı kendilerinden asla şüphemiz olmıyan ve esasen geçmişteki bu faciada iştirak hissesi bulunmıyan Ermeni vatandaşlar için yazılmamıştır” (1) dedikten sonra gayesini şöyle izah ediyor:”... Bu kitap hariçte bu mevzuda yapıla gelmekte olan neşriyata bir cevap telakki olunabilir... Kalblerde yaşıyan sinsi bir husumet cemiyeti için için kemiren bir hastalıktır. Bu gibi hastalıklar içtimai bünyesinin zayıf ve buhranlı bir zamanında birdenbire şahlanarak müellim, müeessif tezahürlere sebebiyet verebilir. Sükut bu derdin devası değildir. Ben şu yazımla şifayı aramayı tercih ettim.”&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bugün , inkilap ve cumhuriyet Türkiyesinde, mazinin acı hesaplarının tamamen tasfiyesinden sonra, o hadiselerin romanını okurken bundan intibak duymıyacak, ders almıyacak, kimse var mıdır?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
 (1) Hikmet Ilgaz, Şark Yıldızı, roman, İstanbul Öztürk Matbaası, 1954. I, II.&lt;/div&gt;</summary>
		<author><name>Gokbilgin</name></author>
	</entry>
</feed>